Yazı Detayı
14 Haziran 2017 - Çarşamba 13:38 Bu yazı 179 kez okundu
 
DERİNLEMESİNE…
Adalet AYCAN
 
 
 
 

       Toplum olarak hiçbir duygumuzu, düşüncemizi, istem ve hatta davranışımızı şöyle doyurucu bir şekilde derinlemesine yaşa(ya)mıyoruz. Hep yüzeysel, derinliksiz, kulaktan duyma bilgilerle yaşamımızı geçiştirmeye çalıyoruz.

      Her  eyleme hararetle çok hızlı bir şekilde başlıyoruz. Çabucak provake olmaya müsait yanımızla çak çabuk galeyana geliyor, köpürüyor, coşuyor sonra sıkılıyor sonuç alamadan aynı hızla bitiriyoruz veya bittiriyoruz. Saman alevi misali yani…

      Çoğu kez bu anlık coşmalarımızın sonucunda yanlış şeyler yapabiliyor, onarılması zor hatalarla yaptığımıza ve yaşattığımıza pişmanlık duyuyoruz. Ama, son pişmanlık fayda etmiyor işte…

      Bir çok konuda konunun en hararetli savunucusuyuz. Bıraksalar saatlerce konuşacağız. Fakat o kendimizi paralayarak, hararetle savunduğumuz, uğrunda ölecek, öldürecek kadar değer verdiğimizi sandığımız konu hakkında  bir tek kitap, makale okumamışız, sadece kulaktan duyma yalan yanlış bilgilerle durumu idare ediyoruz.      Hatta ne kadar çok bağırır, çağırır ve yırtınırsak karşıdakine karşı üstünlük sağladığımızı, fikrimizi ona kabul ettirdiğimizi zan ediyoruz.

      Bu ruh halinin sosyoloji veya psikolojideki tanımını bilemiyorum, ama önlü bilim insanı Albert Einstein’nin bir sözü geliyor aklıma. Mealen şöyle diyor; cahillere hayranım her şeyi biliyor ve her konu hakkında mutlaka söyleyecek bir şeyleri vardır…

      Evet, her konu hakkında mutlaka söyleyecek sözlerimiz vardır. Kocaman kocaman bilim insanları bile her gün bir çok televizyon programında bağıra çağıra (alanı olsun olmasın) konuşmayı bir marifet sanıyor. Deprem oluyor, piyasa deprem uzmanından geçilmiyor. Ekonomi kötüye gidiyor piyasa ekonomistlerden geçilmiyor. Futbol takımının gidişatı iyi gitmiyor herkes spor uzmanı oluyor. Hatta bazıları her konuda uzman sıfatıyla saatlerce ahkam kesiyor.

      Demek ki entelektüel ahlak ve donanım için üniversite okumak yetmiyor…

      Sanırım yıllardır buna alıştırılmışız. Her hangi bir konu hakkında fikrimizin olmadığını söylemeyi zaaflık olarak kavramışız.  

      Köylerimizde öğretmen veya cami imamı her şeyi bilir(!).... Sorulduğunda konu ne olursa olsun, konu hakkında fikir beyan etmek zorunda.

      Sırası gelmişken yıllar önce tanık olduğum bir konuyu kısaca anlatmak istiyorum. Köyde, evin üniversite okuyan çocuğu okul tatil olmuş, eve gelmişti. Akşam komşular hem hoş geldine ziyarete, hem de bir üniversitelinin engin bilgisini test etmek, ondan faydalanmak için evinde toplanmışlardı. Mehmet emi elini böbreklerinde gezdirerek “oğlum aha şuralarıma arada bir çok keskin bir sızı girerek beni perişan ediyor…” dedi. Üniversiteli genç “sanırım böbreklerinde bir sıkıntı var. Onun için bir doktora görünürsen iyi olur…” diye cevap verdi. Mehmet emi istediği cevabı alamamıştı. Yüzüne yayılan garip bir ifadeyle sigarasından derin bir nefes almıştı.

Çaylar eşliğinde sohbet koyulaşmış konuşmalar, konular bir birini kovalıyordu. Mehmet emi tekrar araya girerek üniversiteliye bu sefer tapusunda sıkıntılı olan tarlasıyla ilgili bir soru sordu. Üniversiteli genç konunun hukuki olduğunu, konuyla ilgili olarak bir avukata danışmak gerektiğini söyledi. İstediği cevabı bu sefer de alamayan Mehmet emi sinirlenerek “senin de bir şey bildiğin yok, boşuna mektebe gidiyorsun oğlum…”dedi.

      Einstein’nin tanımıyla bütün bu cahilliğin temelinde yeterince okumamak ve derinliğine irdelememek, fazla bilgiyi gereksiz görmek, öğrenme zahmetine katlanmamak ve en önemlisi de, ‘ne dersem diyeyim nasıl olsa bir yaptırım gücü yoktur’ mantığı yatıyor. Yani körlerin memleketinde tek gözlüler kahraman ilan ediliyor misali…

 
 
 
Etiketler: , DERİNLEMESİNE…,
Yorumlar
Ulusal Gazeteler
Bizim Gazete
Yazarlar
Anketler
Yeni haber sitemizi nasıl buldunuz ?
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
1
Beşiktaş
77
73
3
8
23
34
2
Başakşehir
73
63
3
10
21
34
3
Galatasaray
64
65
10
4
20
34
4
Fenerbahçe
64
60
6
10
18
34
5
Antalyaspor
58
47
10
7
17
34
6
Trabzonspor
51
39
11
9
14
34
7
Akhisar Bld.
48
46
14
6
14
34
8
Gençlerbirliği
46
33
12
10
12
34
9
Kasımpaşa
43
46
15
7
12
34
10
T.Konyaspor
43
40
13
10
11
34
11
K.D.Ç. Karabük
43
38
15
7
12
34
12
Alanyaspor
40
54
18
4
12
34
13
Kayserispor
38
47
16
8
10
34
14
Osmanlıspor FK
38
37
14
11
9
34
15
Bursaspor
38
34
18
5
11
34
16
Ç. Rizespor
36
44
18
6
10
34
17
Gaziantepspor
26
30
22
5
7
34
18
Adanaspor
25
33
21
7
6
34
Nöbetçi Eczane


Nöbetçi eczanlerle ilgili detaylı bilgi için lütfen tıklayın.

Arşiv
Diğer Sitelerimiz