Yazı Detayı
20 Ocak 2017 - Cuma 09:31 Bu yazı 658 kez okundu
 
YAĞMUR ÇİSELİYOR…
Adalet AYCAN
 
 

 Sarı sıcak odanın içerisinden dışarıyı izliyorum… Sokağa döşeli kilit taşlarını ıslatan yağmur kendi ıslak renginde bir yılan sırtı gibi parıldıyor…

     Islanmamak için oradan oraya koşuşturan insanlar, ekzoslarından gri dumanlar bırakarak hızla giden arabalar, trafik ışıkları, ambulansların siren sesleri, ışıkları caddedeki ıslaklığa yansıyan neonlar hepsi hepsi o tablonun içerisinde öylesine kurulmuş figürasyonlar gibi duruyor…

     Dalıp gidiyorum, cama vuran yağmur damlasının aşağı doğru kayıp kendi içinde erimesine…

     İçim fırtınalar kuşatması. Sanki binlerce duygu, düşünce didişerek kendilerine yer bulmaya çalışıyor o sonsuz dünyada... Bu telaşlı hengamede çarpışıp düşenlere aldırmıyorum bile…

     Kentler miydi acaba, bir birine bitişik yüksek binalar, gökdelenler miydi içimi daraltan, beni bana ve bana dair her şeye yabancı kılan… Yoksa kendi keşmekeşliği içinde akan insan kalabalığı mıydı?  Kalabalıkların içerisindeki çoğul yalnızlar ve yalnızlıklar mıydı?

     Şair diyordu “ kentleri kopardılar kendi gülüşlerinden…” yoksa gülüşlerinden mi koparılmıştı asık suratlı bu kent? Oldum olası asık suratlı her şeyden tiksinmişim. Her asık suratın ardında sinsiliklerin, pazarlıkların olduğunu düşünmüşüm, korkmuşum.              Oysa yaşamak pazarlıksız, hesapsız olmalıdır…

     Kentlerin gülüşleri, hüzünleri var mıydı?

     Onu bilmiyorum, ama insanların gülüşleri, hüzünleri vardır elbet dünyayı ve yaşamı şekillendiren…

     Hüzündür bazen de insanı güzelleştiren. Bu yağmur hüznünde ufku yakın kılan sislerin içinde bir bozkırda olmak isterdim. İçimi kuşatanlarla o sonsuzluk içinde alıp başımı gitmek isterdim. Belki kendi sesime yabancılığımı giderecek bağıra çağıra içime doluşan ve ülkemin dağlarından koparak gelen içinde bana, acılarıma, umutlarıma, kavgalarıma dair her şeyi taşıyan bir türkü düşer…

     “Yaşamak bir düştür düşmüş içime, sesimde kayıp olan Leyla’ya vurulmuşum…” diyordu aynı şair.  Yaşamak bir düştür belki de… Ve belki de insan kendi sesinde, kendi düşünde kayıp olup gidiyordu…

     Yağmur çiseliyor… Baktığım noktada şemsiyesinin altına sığınan, üşüdüğünden olacak ki bütünüyle büzüşmüş ihtiyar bir adam geçiyor. Herkesin hüznü kendinedir elbette, ama kim bilir yağmurla bütünleşen o adamın içindekileri… Kaç mevsim yaşamıştır aynı karenin içinde, kaç bahar, kaç yaz, kaç kış…

     Bir ömür en fazla kaç mevsim yaşar ki…  Ve yaşadığı mevsimlerin ne kadarı mevsimi tadında yaşanmıştır? Farkında mıdır her yaşayan yaşananların bir bir tükeneceğini…

     İnsan ömründe sonsuzluk diye bir şey yoktur. Her şeyin bir sonu vardır. Aslolan yaşanan her anın kişinin kendisine yakışanı yaşamasıdır…

     Yine de penceremin dışındaki o tablonun içerisinde kayıp olmak istemem. Uzayıp giden bir bozkırda içimi kuşatan bana ait hüzünlerimin saçlarıma düşen yağmurun buğularıyla sonsuzluğa dağılmasını isterdim…

 
Etiketler: , YAĞMUR, ÇİSELİYOR…,
Yorumlar
Ulusal Gazeteler
Bizim Gazete
Yazarlar
En Çok Okunanlar
Anketler
Yeni haber sitemizi nasıl buldunuz ?
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
1
Galatasaray
19
0
2
1
6
9
2
Başakşehir
18
0
1
3
5
9
3
Kasımpaşa
18
0
3
0
6
9
4
Antalyaspor
16
0
3
1
5
9
5
Göztepe
15
0
4
0
5
9
6
Beşiktaş
15
0
2
3
4
9
7
Trabzonspor
14
0
3
2
4
9
8
Konyaspor
13
0
2
4
3
9
9
Ankaragücü
13
0
4
1
4
9
10
Alanyaspor
12
0
5
0
4
9
11
Yeni Malatyaspor
12
0
3
3
3
9
12
Sivasspor
10
0
3
4
2
9
13
Bursaspor
9
0
2
6
1
9
14
Kayserispor
9
0
4
3
2
9
15
Fenerbahçe
9
0
4
3
2
9
16
Çaykur Rizespor
8
0
3
5
1
9
17
Bb Erzurumspor
6
0
5
3
1
9
18
Akhisar Bld. Spor
5
0
6
2
1
9
Nöbetçi Eczane


Nöbetçi eczanlerle ilgili detaylı bilgi için lütfen tıklayın.

Arşiv
Diğer Sitelerimiz