Yazı Detayı
20 Ocak 2017 - Cuma 09:31 Bu yazı 1372 kez okundu
 
YAĞMUR ÇİSELİYOR…
Adalet AYCAN
 
 

 Sarı sıcak odanın içerisinden dışarıyı izliyorum… Sokağa döşeli kilit taşlarını ıslatan yağmur kendi ıslak renginde bir yılan sırtı gibi parıldıyor…

     Islanmamak için oradan oraya koşuşturan insanlar, ekzoslarından gri dumanlar bırakarak hızla giden arabalar, trafik ışıkları, ambulansların siren sesleri, ışıkları caddedeki ıslaklığa yansıyan neonlar hepsi hepsi o tablonun içerisinde öylesine kurulmuş figürasyonlar gibi duruyor…

     Dalıp gidiyorum, cama vuran yağmur damlasının aşağı doğru kayıp kendi içinde erimesine…

     İçim fırtınalar kuşatması. Sanki binlerce duygu, düşünce didişerek kendilerine yer bulmaya çalışıyor o sonsuz dünyada... Bu telaşlı hengamede çarpışıp düşenlere aldırmıyorum bile…

     Kentler miydi acaba, bir birine bitişik yüksek binalar, gökdelenler miydi içimi daraltan, beni bana ve bana dair her şeye yabancı kılan… Yoksa kendi keşmekeşliği içinde akan insan kalabalığı mıydı?  Kalabalıkların içerisindeki çoğul yalnızlar ve yalnızlıklar mıydı?

     Şair diyordu “ kentleri kopardılar kendi gülüşlerinden…” yoksa gülüşlerinden mi koparılmıştı asık suratlı bu kent? Oldum olası asık suratlı her şeyden tiksinmişim. Her asık suratın ardında sinsiliklerin, pazarlıkların olduğunu düşünmüşüm, korkmuşum.              Oysa yaşamak pazarlıksız, hesapsız olmalıdır…

     Kentlerin gülüşleri, hüzünleri var mıydı?

     Onu bilmiyorum, ama insanların gülüşleri, hüzünleri vardır elbet dünyayı ve yaşamı şekillendiren…

     Hüzündür bazen de insanı güzelleştiren. Bu yağmur hüznünde ufku yakın kılan sislerin içinde bir bozkırda olmak isterdim. İçimi kuşatanlarla o sonsuzluk içinde alıp başımı gitmek isterdim. Belki kendi sesime yabancılığımı giderecek bağıra çağıra içime doluşan ve ülkemin dağlarından koparak gelen içinde bana, acılarıma, umutlarıma, kavgalarıma dair her şeyi taşıyan bir türkü düşer…

     “Yaşamak bir düştür düşmüş içime, sesimde kayıp olan Leyla’ya vurulmuşum…” diyordu aynı şair.  Yaşamak bir düştür belki de… Ve belki de insan kendi sesinde, kendi düşünde kayıp olup gidiyordu…

     Yağmur çiseliyor… Baktığım noktada şemsiyesinin altına sığınan, üşüdüğünden olacak ki bütünüyle büzüşmüş ihtiyar bir adam geçiyor. Herkesin hüznü kendinedir elbette, ama kim bilir yağmurla bütünleşen o adamın içindekileri… Kaç mevsim yaşamıştır aynı karenin içinde, kaç bahar, kaç yaz, kaç kış…

     Bir ömür en fazla kaç mevsim yaşar ki…  Ve yaşadığı mevsimlerin ne kadarı mevsimi tadında yaşanmıştır? Farkında mıdır her yaşayan yaşananların bir bir tükeneceğini…

     İnsan ömründe sonsuzluk diye bir şey yoktur. Her şeyin bir sonu vardır. Aslolan yaşanan her anın kişinin kendisine yakışanı yaşamasıdır…

     Yine de penceremin dışındaki o tablonun içerisinde kayıp olmak istemem. Uzayıp giden bir bozkırda içimi kuşatan bana ait hüzünlerimin saçlarıma düşen yağmurun buğularıyla sonsuzluğa dağılmasını isterdim…

 
Etiketler: , YAĞMUR, ÇİSELİYOR…,
Yorumlar
Ulusal Gazeteler
Bizim Gazete
Yazarlar
Anketler
Yeni haber sitemizi nasıl buldunuz ?
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
1
Trabzonspor
53
0
3
8
15
26
2
Başakşehir FK
53
0
3
8
15
26
3
Galatasaray
50
0
4
8
14
26
4
Sivasspor
49
0
5
7
14
26
5
Beşiktaş
44
0
8
5
13
26
6
Alanyaspor
43
0
7
7
12
26
7
Fenerbahçe
40
0
8
7
11
26
8
Göztepe
37
0
9
7
10
26
9
Gaziantep FK
32
0
10
8
8
26
10
Denizlispor
31
0
11
7
8
26
11
Antalyaspor
30
0
10
9
7
26
12
Gençlerbirliği
28
0
12
7
7
26
13
Kasımpaşa
26
0
14
5
7
26
14
Konyaspor
26
0
10
11
5
26
15
Yeni Malatyaspor
25
0
13
7
6
26
16
Çaykur Rizespor
25
0
15
4
7
26
17
MKE Ankaragücü
23
0
13
8
5
26
18
Kayserispor
22
0
14
7
5
26
Nöbetçi Eczane


Nöbetçi eczanlerle ilgili detaylı bilgi için lütfen tıklayın.

Arşiv
Diğer Sitelerimiz