“20 Bin TL İçin Aylardır Su Sıkıntısı Çekiyoruz”

Kocaköy’ün Arkbaşı Mahallesi sakinleri susuzluktan dolayı isyan ediyor.

“20 Bin TL İçin Aylardır Su Sıkıntısı Çekiyoruz”
Yayınlama: 01.11.2022
85
A+
A-

Kocaköy’ün Arkbaşı Mahallesi sakinleri susuzluktan dolayı isyan ediyor.

(ÖZEL HABER: SEYFETTİN EKEN)

Arkbaşı Mahallesi Muhtarı Necmettin Çelik, yaşadığı mahallenin 2 yıla yakın bir süredir su sorunu yaşadığını ve konuyla ilgili yetkililere durumu izah etmelerine rağmen sorunlarına bir türlü sorun bulunmadığını söyledi.

Arkbaşı Köyü’nün muhtarı Çelik, köyünün su deposunun geçtiğimiz yıllarda sel oluşması sonucu yıkıldığını ve o günün şartlarında 20 bin TL’lik su deposu yapılamadığı için bir yıldan fazla süredir susuzluk sorunu çektiklerini belirtti.

Arkbaşı’nda ikamet eden vatandaşlar, kendilerinin artık insan gibi yaşamak istediklerini, bunun için yetkililerin üzerlerine düşeni yapması gerektiğini belirtti. Arkbaşı Muhtarı Necmettin Çelik; “140 haneli köyümüzde bir yıla yakın süredir su sorunu var. DİSKİ’ye her hafta gidiyoruz. Her seferinde DİSKİ yetkilileri bize ihale oldu, yakında başlayacağız diyorlar ancak henüz sorun çözülemedi. 1 seneyi geçti ihale bitmiş denildi ancak bir türlü başlanılmadı. İhtiyacımızı su kuyularından karşılıyoruz. Kuyu suyu da sağlıklı değil” dedi.

“TRAFONUN ŞALTERİNİ BİLE KENDİ ARAMIZDA PARA TOPLAYARAK ALDIK”

Köyün elektrik sorununun da olduğuna değinen Muhtar Çelik; “Ayrıca elektrik sorunumuz da var. Köyde bulunan 140 haneden 51 hanenin yıllardır elektrik sorunu var. 100’lük trafoyu dikmişler ancak sorun devam ediyor. Kışın çocuklar okuldan eve geldiği gibi karanlık çöküyor ve elektrik de olmayınca ödevlerini yapamıyor. DEDAŞ elektrik faturası göndermeyi biliyor ama konu sorunu çözmeye geldi mi sağır sultan gibi oluyor. Köyümüzde 4-5 diyaliz hastası var. Elektrik gidince onlar da mağdur oluyor. DEDAŞ’ı rantçılara verdikleri için mağdur oluyoruz. Sayaç okunmadan fatura kesiliyor. Bir şalter kolunu bile almadılar. Biz köylüler olarak aramızda para toplayarak almışız. DEDAS, üzerine düşeni yapmıyor. Sorunlarımızın giderilmesi için AK Parti ilçe başkanına da gittik, sorduk. Ancak bir türlü çözüm bulunamadı” dedi.

“20 BİN TL İÇİN BU KÖY CEZALANDIRILIYOR”

Hüseyin Utku adlı vatandaş da şunları söyledi; “Bizim köyümüzün sorunlarının en başında su sorunu geliyor. Çünkü bu sorun aylardır çözülemiyor. Abdest almak için bile su bulamıyoruz. Su depomuz 1 sene önce yağan yağmur ve ardından sel oluşması neticesinde yıkıldı. 2 sene önce 20 bin TL’ye bir su deposu yapılsaydı bu sorun bitmişti. Ancak 20 bin TL için bir yıldan fazladır bu kahrı çekiyoruz. Biz köylüler kaç kez DİSKİ’ye gittik ancak bir türlü imzalar atılmadı, atılınca başlayacağız denilerek geri gönderiliyoruz. Bu imza AB’den izin alınarak mı atılıyor da hala dönmedi. Yazıktır, günahtır, bize bu zulmü artık reva görmeyin” dedi.

“ÖLÜMÜZ OLUNCA YIKAYAMIYORUZ”

Köyde sadece su sorunu olmadığını, ancak köydeki en büyük sorunun susuzluk olduğunu belirten Utku; “Ölümüz olunca yıkayamıyoruz. Çünkü içecek suyu bırak abdest almak için bile su bulamıyoruz. Şimdilik su ihtiyacımızı tankerlerle karşılamaya çalışıyoruz ancak o da bir yere kadar ve kuyu suyu olduğu için sağlığımız da risk altında. Yetkililerden talebimiz bir an önce su sorunumuzun çözülmesi ve insanca yaşamamızı sağlamasıdır” ifadelerini kullandı.

“ANADOLU İNSANI SUSUZLUKTAN KIRILIYOR”

Köyü ziyaret eden ve köy sakinleriyle bir araya gelen Vatan Partisi Diyarbakır İl Başkanı Ferdi Tanhan ise bu sorunun çözümü için Diyarbakır’dan geldiklerini ve sorunu çözme sözü verdi; “Sözüme Yunus Emre’nin şu cümlesiyle başlamak istiyorum. ‘Garipler öldüğünde 3 gün sonra duyuyorlar. Sonra onu soğuk suyla yıkıyorlar.’ Burda soğuk su da yok. Garipler öldüğünde onların yıkanacağı bir tas su, devletin yetkili mercileri tarafından bu köye getirilmemiş. Şimdi Anadolu susuzluktan kırılırken İstanbul’a kanal yapacağız deniliyor. Soruyorum, İstanbul’un 3 tarafı sularla çevrili olmasına rağmen orda kanallar yapılırken Anadolu insanı susuzluktan kırılıyor. Yatırımlar insanların refahına göre mi yapılacak, yoksa bir takım rant çevrelerinin isteğine göre mi yapılacak. Arkbaşı köylüleri susuzluktan kırıldıklarını söylüyor. Bir imza Avrupa Parlamento’sundan gelseydi şak diye atılırdı. Bu sorunu çözmezseniz günü gelince bu millet size o dersi verir” dedi.

“BİZE BUNU REVA GÖREN YÖNETİCİLERİ ÇEKMEK ZORUNDA DEĞİLİZ”

Köylülerin sorunun çözümü için kendilerini davet ettiklerini belirten Tanhan; “Sorunun çözümü için devreye gireceğiz. Yetkilileri arayacağım ve bu köyün su sorununun çözülmesi için elimden geleni yaparım. Hızlı bir şekilde bu sorunun çözülmesi gerekir. Öyle oyalamaları kabul etmiyoruz. Su ne demek, su hayat demektir. Suyu olmayan köy olur mu? Bu insanların yaşlısı, namaz kılanı, küçük çocuğu var. Su olmazsa bu insanlar nasıl ihtiyaçlarını gidersin. Diyarbakır’a 45 kilometre uzaklıkta 21. yüz yılda bu kahrı biz çekmek zorunda değiliz. Bize bunu reva gören yöneticileri de çekmek zorunda değiliz. O yüzden o imzayı atan Arkbaşı köylüleri olursa o zaman su da gelir, elektrik de gelir, her şey de gelir. Bu imzayı atan önümüzdeki dönem Arkbaşı köylüleri olacak. Biz bunu sağlayacağız. Büyükşehir Belediyesi tarafından bu sorun en acil şekliyle çözülmesi gerekiyor. Belki haberleri yoktur ancak bu saatten sonra öyle bir bahaneleri de kalmadı” diye konuştu.

“BU GÖRÜNTÜLER 21. YÜZYIL TÜRKİYE’SİNE YAKIŞMIYOR”

Köyün elektrik sorunuyla ilgili olarak Tanhan; “Köydeki vatandaşlar elektriklerinin 5 dakikada bir gittiğini söylüyor. Bu böyle olur mu? Köylünün dünyadan haberi olmayacak, televizyon izleyemeyecek. Çocuklar, karanlık olduğu için ödevlerini yapamayacak. Ben buna hayat demem ve bu sorunların giderilmesi için yetkililere buradan çağrıda bulunuyorum. Bu görüntüler 21 yüzyıl Türkiye’sine yakışmıyor, vatanseverlik böyle olmaz. Bir an önce bu insanların temel yaşam hakkı olan hizmetleri yapın ve insanca yaşamalarını sağlayın” ifadelerini kullandı.

“VATANDAŞIN TEMEL YAŞAMSAL FAALİYETLERİ DEVLETİN SORUMLULUĞUNDA OLMALIDIR”

Elektrik ve su getirmenin yaşamsal faaliyetler olduğunu ve bunların devletin sorumluluğunda olması gerektiğini aktaran Tanhan; “Bunlar bir takım özel şirketlerin insafına bırakılamaz. Eğer o şirketlerin insafına kalırsa insanlarımız susuz da kalır, elektriksiz de kalır. O özel şirketler karına bakar, devlet de vatandaşına hizmet edememiş olur. Bu insanlar yarın öbür gün öldüğünde onların cenazesine gelip de gözyaşı döküp ağlamayın. Çünkü onların ölümünden siz sorumlusunuz. Böyle şeyler yaşamayalım. Bir köylülerimizin yanındayız” şeklinde konuştu.

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.