PSAKD Diyarbakır Şubesi Maraş Katliamı’nı Andı

PSAKD Diyarbakır Şubesi Maraş Katliamı’nı Andı
Yayınlama: 25.12.2022
12
A+
A-

Maraş Katliamı’nın 44. yılı dolayısıyla Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Diyarbakır Şubesi tarafından anma programı düzenlendi.

Saygı duruşu ve Maraş katliamı sürecinin anlatıldığı sinevizyon gösteriminin ardından Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF), Alevi Dernekleri Federasyonu (ADFE), Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV), Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK), Alevi Kültür Dernekleri (AKD), Pir Sultan Abdal Kültür Derneği’nin (PSAKD) ortak basın metnini okuyan, PSAKD Diyarbakır Şubesi Eş Başkanı Ayfer Artan, “Yaşanan bu katliam basit bir Alevi Sünni düşmanlığı ile açıklanmayacak kadar ciddi nedenleri ve derin sonuçları olan bir katliamdır” dedi.

“ALEVİ KATLİAMI TÜRKİYE’NİN KARA KUTUSUDUR”

Maraş Katliamında, resmi rakamlara göre 120, gerçekte ise çok daha fazla insanın korkunç yöntemlerle katledildiğini, yüzlerce insanın yaralandığını, binlerce insanın toprağını terk etmek zorunda kaldığını söyleyen Artan, ” Maraş katliamı bir Alevi Katliamıdır ve hala Türkiye’nin kara kutusu olma özelliğini korumaktadır. Maraş Katliamının üzerinden 44 yıl geçti. Yaşanan bu katliam, basit bir “Alevi-Sünni” düşmanlığı ile açıklanamayacak kadar ciddi nedenleri ve derin sonuçlan olan bir katliamdır. Maraş Katliamı noktasına, virgülüne kadar hesaplanmış. Planlı ve örgütlü bir saldırıydı. Katliamın her bir evresi ve olası sonuçlan en ince ayrıntılarına kadar hesaplanmış ve özel harp dairesi ile devlet içinde yuvalanmış çetelerin bizzat rol oynadığı bir katliamdır. 7-8 gün süren katliam süresince devlet hiçbir müdahalede bulunmamış ve adeta birçok legal ve illegal birimleri ile katliama katkı sunmuştur” dedi.

BU KATLİAM TOPLUMSAL BİR TRAVMADIR

44 yıl geçmesine rağmen, katliamın arkasındaki güçler ve katliam sırasında bizzat rol oynayan kurum ve tetikçilerin açığa çıkarılmadığını, katliamın tüm yönleriyle araştırılmadığını belirten PSAKD Diyarbakır Şubesi Eş Başkanı Ayfer, “Tersine birçok sorumlu ve tetikçiye devlet kademelerinde çeşitli görevler verilmiş veya siyasette yükselip, milletvekili yapılarak ödüllendirilmişlerdir. Maraş Katliamı, bugünkü Türkiye’nin yollarını döşeyen, yaşanılan her türlü sosyo-ekonomik, siyasal meselenin tam da sonuçlarından biri olan tarihin en korkunç katliamlarından birisidir. 12 Eylül 1980 Askeri Faşist cuntasının iş başına getirilmesi ve dolayısı ile 24 Ocak Ekonomik Kararlarının her hangi bir muhalefete takılmadan hayata geçirilmesi için planlanmış bir Alevi Katliamıdır. Dolayısı ile 12 Eylül’ün en önemli sonuçlarından biri olan bugünkü AKP iktidarının da dolaylı sebeplerinden birisi olmuştur. Maraş Katliamı milyonlarca insanı mağdur eden, binlerce insanın katledilmesine yol açan darbenin öncesinde planlanan bu katliam, yaşadığımız her derin toplumsal meselenin varlığını borçlu olduğu toplumsal bir travmadır. Maraş Katliamının sorumlularını bilerek ve isteyerek ortaya çıkarmayan devlet ve siyasal iktidarlar, Çorum, Sivas, Madımak, Gazi, Gezi. Suruç, Roboski, Cezaevleri, Soma, Amasra ve adını sayamadığımız binlerce katliam ve cinayetin işlenmesine de cesaret vermiştir. Nihayetinde de bu saydığımız hiçbir katliamla, faili meçhul cinayetlerle, siyasi suikastlarla hesaplaşılmamıştır. Gelinen aşamada da siyasal iktidarın böyle bir niyeti de yoktur. Gelinen aşamada hakkını arayanlara ve adalet isteyenlere yönelik, yok etme ve öldürme arzusunun, insanlık dışı bir hırsla devam ettiği topraklarda yaşıyoruz. Biz Aleviler olarak, Laik, demokratik, özgür bir ülkede herkesin eşit haklarla, eşit koşullarda, barış içinde, birlikte, bir arada yaşama iradesinden ve inadından vazgeçmeyeceğiz. Bizler, demokrasinin, insan haklarının, özgürlüklerin, hukukun üstünlüğünün, adaletin yeşermesini istediğimiz bu coğrafyada katliamlarla yüzleşmenin şart olduğunu düşünüyoruz. Türkiye Halkları ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti geçmişiyle, tarihiyle, katliamlarla yüzleşmek zorundadır. Bu yüzleşme gerçekleşmeden bu ülkeye demokrasi asla gelmeyecektir. Demokrasinin olmadığı bir yerde, barıştan, özgürlüklerden ve en önemlisi yaşam hakkından ve hatta ekmek ve aştan bahsetmek te mümkün olmayacaktır” ifadelerini kullandı.

Pir Sultan Abdal Derneği Diyarbakır Şubesi’nde gerçekleştirilen anma etkinliğine, Birleşik Emekliler Sendikası, Türkiye İşçi Partisi Diyarbakır İl Örgütü, HDP Diyarbakır İl Örgütü, CHP Kayapınar İlçe Örgütü, Yeşiller Sol Parti Diyarbakır İl Örgütü, Amed Âlimler Derneği ve KESK Diyarbakır Şubesi temsilcileri katıldı.

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.